ADI ERTAN’DI ÇOCUĞUN
Dört kişi tartışıyordu
Biri dedi pataklayalım
Biri dedi tartaklayalım
Öteki dedi dövelim
Beriki dedi sövelim
Çıkamadılar işin içinden
Oylamaya karar verdiler
Bir oy “pataklayalım”a çıktı
Bir oy tartklayalıma çıktı
Dövelim bir oy aldı
Sövelim de öyle
Bir de seyircileri vardı onların
Şahit olduğuna inanamayan
Adı Ertan’dı yaşı ise altı
Onu döndüler,
Dediler “ Ne yapalım?”
Soru ciddiydi
Şaştı çocuk
Düşündü taşındı, dedi:
— Allah akıl fikir versin size.
28 Haziran 2018 Perşembe
10 Haziran 2018 Pazar
14 Mayıs 2018 Pazartesi
10 Mayıs 2018 Perşembe
ÜSLUBU DEĞİŞİ, SEMİH SEVİLDİ
Ahmet’in ismi yanlış yazılmıştı
Ayhan’ın da
Ahmet gitti Mehmet’e
Dedi,
İsmimi yanlış yazmışsın
Çatıldı Mehmet’im kaşı
Dedi sertçe
“ Yanlış yazdıysa düzeltiriz
Ölüm ya ucunda
Ne bu yani!
Ayhan gitti Mehmer’e
Dedi
İsmim yanlış yazılmış
Mehmet aynı Mehmet’ti
Dedi Mehmet,
“ Oluyor bazen,
Kusura bakmayın düzeltirim hemen”
Olmaz denilen oldu
İki olaya da şahit oldu Semih
Sevilen bir adam değildi amma
O günden sonra sevilmeye başladı
Üslubunu değiştirdi çünkü
Kimseye,
“İsmimi yanlış yazmışsın “demedi
İsmim yanlış yazılmış dedi.
***
BUGÜN GÜZEL BİR ŞEY YAPALIM : MESELA, GÜZEL BİRİNE GÜZEL BİR SÖZ EDELİM.
9 Mayıs 2018 Çarşamba
1 Mayıs 2018 Salı
HOCA NE DEMİŞ!
Ana baba gibi idi ortalık
Vur patlasın çal oynasın diyenler de vardı
Kimin elinin kimin cebinde olduğunu merak edenler de
Kurt puslu havaları sever diyerek harekete geçenler de olmadı değil.
Şimdi diyeceksiniz ki bütün bunlar malumun da,
Nasıl düştün bu hale?
Bize laf düşmez şimdi,
Hoca demiş zamanında diyeceğini
“Sen de haklısın!”
23 Nisan 2018 Pazartesi
ET ve LEVENT
Kâh yürüyorlar kâh duruyorlardı. Konuşuyorlardı:
- Ne oldu?
-Yok bir şey.
-Var var sen bozuldun bir şeye.
- Yok canım. Niye bozulacağım ki?
- Bozuldun, böyle değildin gelirken.
-Yok bir şey dedim ya
- Beni kandıramazsın, var bir şey.
...
- Haydi söyle
- Bir şey yok ki ne söyleyeyim.
- Uğraştırma beni
...
- Annem mi?
- Uzatma lütfen
- Tabii ya... Tahmin etmeliydim, ne söyledi?
- Saçmalıyorsun ama.
- Bakkala gittim ya, o zaman yetiştirdi değil mi?
...
- Ne söyledi?
- Bir şey mi söylemesi gerekiyordu?
...
...
- Bak kötü yemin veririm.
...
- Bizi dinlemiş değil mi?
- Ne?
-Tuncay’la konuştuklarımı dinlemiş diyorum.
- Bilirsin ki annen böyle bir şey yapmaz.
- Hem söyledi hem de “söyleme sakın”diye sıkı sıkı tembihte bulundu değil mi?
- İyice saçmaladın ama.
-Şunu kesinlikle bilmeni isterim ki abartır.”Söylediklerim kelimesi kelimesine doğrudur der ama değildir.”
...
- Mevzu kazıktan açılmıştı.
- Boş ver istersen ha.
- Yooo,boş ver olmaz. Konunun aslını bilmelisin ki bana hak veresin.
.......
- Evet evet, kazıktan bahsediyorduk o ara. Kazıktan mazıktan söz ederken, Tuncay, bir aralık:”Bana öyle bir kazık attı ki “dedi senin için.
- Benim için? Tuncay dedi... Ne kazığı atmışım ben ona?
- Bende yalan yok O öyle söyleyince ben de “atar “ dedim senin için.
- ...
- Buna mı bozuldun?
- Söyler misin bana lütfen, ne kazığı atmışım ben ona?
- Ne bileyim canım, işte, sizin bir ev işi mi varmış ne...
- Bizim bir ev işimiz falan yoktu ama onunkinden bahsediyorsan o başka.
- Ha işte!
...
- Sözde, seni anlar diye götürmüş ya, götürmüş de baktırmış ya.
- Ne olmuş o eve?
- Hiiiiiiç...
- Ne demek hiiiiiç?
- Bilmiyormuş gibi “Ne olmuş o eve?” diye soruyorsan da.
- Ne demek istiyorsun sen?
...
- Eve baktıktan sonra,” Bu ev sana yaramaz Tuncay “demedin mi?
- Bu paraya bu ev pahalı dedim. Bu parayla daha iyi bir ev alabilirsin dedim.
- Ona gelince pahalı sana gelince ucuz ha!
- Anlamadım!
- Neyse bunu boş ver de şimdi sen, neye bozuldun onu söyle bana.
- Ne demek ona gelince pahalı da sana gelince ucuz?
-Takma kafana... Ayıp da olsa, olur böyle şeyler her zaman. .Olmasa iyi olur tabii ama oluyor
işte.
- ...
-Açık konuştuğumu bilirsin, onun için de bu şekilde konuştuğuma bozulmamışsındır
herhalde.
-Yani şimdi o evi ben mi almışım?
- Olur böyle şeyler dedim ya.
- Peki niye taşınmıyorum o zaman? Niye boşu boşuna elin evine her ay dünyanın parasını
veriyorum?
- Sorduğun soruya bak, soğusun arası diye bekliyorsun.
- Delisiniz siz be...
- İnan şikayet olsun diye söylemedi, aklına kötü bir şey gelmesin ha.
...-
- Bilirsin o böyle şeyler önem vermez.
-Tamam tamam, kapatalım konuyu. Ne söylesem boş şimdi.
- Zaten ben de öyle söyledim.”Ne dersek diyelim boşa artık, onun için kapatalım konuyu
Tuncay.”dedim.”Ne de olsa arkadaşımızdır, hakkında ileri geri konuşmak, hele hele gıyabında
konuşmak hiç de doğru değil.”diye de ekledim.
...
...
- Fakat o ara ne oldu bilmem bırak o şeyi dedi senin için. Şeyin yerine başka bir şey dedi de ben o kelimeyi kullanmak istemiyorum.
-...
- Buna mı bozuldun yoksa sen?
-Yok canım!
- Peki neden sesini yükseltiyorsun o zaman?
- Sesimi falan yükselttiğim yok benim
- Çocuk mu kandırıyorsun sen?
...
- Sesini falan yükselttiği yokmuş beyefendinin.
...
...
...
Ne zaman size gitmek için beraber çıksak, son zamanlarda yani,”Önce anneme uğrayalım”
dersin; ben de olmaz demem değil mi?
- Ne yapalım yani kadıncağız merak ediyor, hanım da burada olmayınca aç kalacak sanıyor beni. İşten çıkınca kendisine uğramam için ant veriyor, fena da olmuyor ama değil mi? Yoksa buna mı bozuluyorsun diyeceğim ama şimdiye kadar bir şey söylemedin.
- ...
- Ve sen her zaman daha kapıda...
...
- Sahi bir türlü aklım almıyor, niye öyle söylüyorsun?
- Ne söylüyorum?
- Anneciğim, işten çıkınca şöyle güzel tarafından bir kaç kilo kuzu eti alayım sana diye düşünüyordum ama unuttum; neyse bir dahaki sefere getiririm de, sen de güzel bir yufka yaparsın, yeriz ertesi gün beraber…
...
Şikâyette bulundu, böyle böyle dedi de almıyor mu dedi annem.
- Hayır efendim şikayette falan bulunmadı, bulunmadı ama benim dikkatimi çekti işte.
Hem konu dağılsın hem de hani bir arkadaş olarak uyarayım dedim. Aslında kaç zamandır hatırımda da…
...
- Kadıncağız diyor mu ki sana , bir dahaki sefere, bana gelirken kuzu eti al diye?
- Ne diyorsun sen be?
...
- “Diyor diyor da almıyor” diye şikayet etti ha
- Değil dedim ya
- Paran var mı diye sordun mu?
...
- Bakma öyle, onu kastediyorum.
- Ben ne diyorum sen ne diyorsun.
- Canı kuzu eti istiyorsa gitsin alsın efendim.
- Bağırma!
- Ona verdiğim para ile birkaç kilo değil yüz kilo kuzu eti alınır. Domuz eti bile alınır.
- Saçmalıyorsun ama.
- Diyormuşuz da almıyormuşuz ha, lafa bakın be...
O andan sonra sustular; varacakları yere varıncaya kadar konuşmadılar.
...
GÜZEL SÖZ : BAŞARISIZLIKLAR HAYAT MENÜSÜNÜN BİR PARÇASIDIR VE BEN YEMEK SEÇMEM.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)