15 Mayıs 2021 Cumartesi

 

 

BEŞİKTAŞ

Kara kartal demişler

Gönül vermişler

Siyah-Beyaz ‘ı  görenler

13 Mayıs 2021 Perşembe

 

        ŞÜKÜR ALLAH SABIR ALLAH

 

            Bayram geldi geldi  yine

            Bayram bizim neyimize

            Garip kaldık biz bu köyde 

            Dağ da benim; ben dağım 

 

            Dede, baba, ana, koca  

            Bırakıp gittiler ora 

            Zaten yoktur bir gardaşım

            Evlat da   hayırsız orada

 

            Şükür çekmek bize kaldı

            Şükür Allah sabır Allah

            Vardır bir bildiğin belli

            Şükür Allah sabır Allah

 

            Şükür ettik ediyoruz

            Geleceği bekliyoruz 

            Gayret bizden takdir senden

            İsyan çıkmaz bizim dilden

            Şükür Allah sabır Allah.

 

 

12 Mayıs 2021 Çarşamba

 

TERTEMİZ BİR KENDİN İSTE


Gel,

Tertemiz bir dünyadan önce

Bir ev iste ak pak

Bir yüz iste

Kırıştırılmamış bir defter yaprağı

Karalanmamış bir kitap

Ve

Tükürülmemiş bir sokak iste

İlk adımın yavruna olsun da

Küfrünü alkışlama onun

Hoşgörün temizliğine olsun

Gel istersen dostum

Tertemiz bir dünyadan önce

Tertemiz bir kendin iste.

11 Mayıs 2021 Salı

 

 

KARIŞIK ŞİİR

 

 

Boşa dememişler bellemenin yaşı yok

İtiraf etti işte

Bildi bileli kendini

Sıfıra sıfır elde var sıfırmış her konuda

Dönmüş durmuş yaşamı boyunca

Bir arpa boyu yol kat edememiş

Sıfıra sıfır elde var sıfır

Bir şey eksik de ne?

 

Saçı ağartmış değirmende

Bel de bükülmeye başlamış hafiften

Baston da yardım umar olmuş artık

Göz açıp kapayıncaya kadar geçmiş ömür

Ama, onun kitabında

Yazmazmış yok diye bir şey

Hak ne ederse iyi eder,

Bakalım ne eder?

 

Dün, hindi gibi düşünen çocuk

Acıtmış içini

Dayanamamış, gitmiş, sormuş

— Hayırdır bu ne iş

  Bu yaşta gemilerini mi batırdın Karadeniz’de uşak…

 

Anlamış mı anlatmış mı bir şeyler çocuk

Anlamamış pek

Çıkmış aklından da

Bir sorunu mu varmış

Yoksa bir projesi mi ne

İyi düşünüp iyi karar verirse

Meseleyi halletmiş demekmiş

Akıl sorsaymış uşak

Verecekmiş cevabını bolca amma

Zamane çocuğu işte

Aklı ne etsin?

 

Bizimkinin kafasına bugün dank etmiş,

Köftehorun dedikleri,

Meseleyi döküvermiş önüne sanki

Sorguya çekmiş çaktırmadan

Suallerine cevap aramış

Sorun “Neymiş de

Sorunu “Nasıl, nerede ve ne zaman” halledebilirmiş de

Bu sorunu “Neden?” halletmeliymiş de

Sorunu halletmek için Kim ya da kimlerle iş birliği yapabilirmiş de

“Mişini muşunu”  sevsinler.

 

Önünde bir sorun vardı belli

 Çocuk oyuncağı görüyordu sanki

Kestirip atacaktı bugün yarın da,

Keratanın çaktırmadan söylediği sorular takılmıştı aklına

Ne?

Ne zaman?

Nasıl?

Nerede?

Neden?

Kim ya da kimlerle?

10 Mayıs 2021 Pazartesi

 

 

AŞK

Bir pazar öğlesi idi

Gözler bir başka baktı ona

Gönül bir başka gördü

Oysa yürüyüşü aynı yürüyüştü onun

Gülüşü aynı gülüştü

Fazla söze ne hacet

Bakmak görmek başka, gönül başka

9 Mayıs 2021 Pazar

 

SUSMAK İYİ GELDİ

Biri

Bir şiir yazıver dedi birine

Bir şiir yazdı o biri

Bir şiir yaz diyen

Tenkit etmeye başladı şiiri

Nezaket kurallarını da aştı

Çizmeyi de geçti

Şiiri yazan dedi

Ben mi istedim şiir yazmayı

Şiir yazan köpürdü birden

Ben çizmeyi aşamam

Haddimi aşıp şiir yazamam deseydin dedi

Şiiri yazan hem suçlu hem güçlü dedi sustu

Şiir yazan da ayıp ettik dedi sükût eyledi

Sudan bir sebepten ötürü uzasaydı tartışma

Felaket kapıdaydı beki de

Susmak ikisine de iyi geldi.

                  

8 Mayıs 2021 Cumartesi

 


 

SİNİR BOZUCU BİR CÜMLE

Zaman zaman atasözleri sözlüğüne bakmamızda büyük faydalar var. Malum, atasözleri yılların birikimin imbikten geçirerek en kısa ve en etkileyici şekilde ifade edilmesidir.

“Dağ dağa küsmüş dağın haberi olmamış.” sözüne, itiraz eden olabilir mi?

İnsanlar muhtelif sebeplerden ötürü bir birlerine küser. Bu tek taraflı olabileceği gibi karşılıklı da olabilir. Eğer karşılıklı ise küsme sebebi az çok bellidir. Ya karşılıklı değilse? Örneği somutlaştırırsak Güngör, Yıldız’a küsmüş ise Yıldız bu küskünlüğün sebebini bilebilir mi? Şimdi diyeceksiniz ki

“ Bir şey olmuştur muhakkak, o da tahmin etsin. Peki, bu tahmin ya yanlışsa ne olacak?

Bu konuda bir de küsen tarafın kullandığı sinir bozucu bir cümle var, İşte size bu sinir bozucu cümlenin de kullanıldığı olası bir konuşmadan bir bölüm:

-          Hayırdır? Suratın beş karış.

-        Yok bir şey.

-         -Var var. Yoksa sen bana küstün mü?

-         -Evet, sana küstüm.

-         Ne oldu ki?

-         Sen bilirsin.

-         Yaa, söylemezsen ben nereden bileyim?

-         Bilirsin!

-         Vallahi bilmiyorum. Söylersen belki…

-         Söylemeyeceğim. Sen bil

    Bir sebepten bir kişiye küsülmüşse ve o kişi bunun gerçek sebebini bilmiyorsa onu bundan haberdar etmekte yarar var.

Bu durumda da “ Ne oldu. niye küstün? ‘sualine verilecek cevap da ‘ Niye küstüğümü sen bilirsin( düşün bu) olmamalı herhalde.’

5 Mayıs 2021 Çarşamba

 

EDEP YAHU

Rahattı genç adam

Açtı bacaklarını oturdu kız evinde

Büyükler vardı karşı kanepede oturan

Dede vardı, nine de vardı, gözleri patladı sanki

Rahattı genç adam

Birde sigara yaktı

Allah’ın izni peygamberin kavli ile

Kızı istedi genç adamın babası oğluna

Aldığı cevap,”edep yahu” oldu.

1 Mayıs 2021 Cumartesi

 

AZ EVVEL YEMEK YERKEN GÖRDÜM SİZİ

Tam arabayı çalıştırmıştı ki 7-8 yaşlarında bir çocuk şoför mahallindeki sürücüye, Mete’ye, ürkek bir şekilde seslendi:

-Amca!

Mete, çocuğa baktı. Çocuk işaret parmağından da destek alarak ürkek bir ses tonu istirhamda bulundu:

-Bir dakika gelebilir misiniz?

Mete çocuğu tepeden tırnağa süzdü. Çocuk temiz giyimliydi. Giysileri kaliteliydi de.

Mete otomobildeki karısına baktı, çocuklarına baktı. Onlar da meraklanmıştı.

Mete arabadan indi. Çocuk biraz uzaklaşıp durdu. Döndü, gülümsedi.

Mete, çocuğa iyice yaklaştı.

-Efendim yavrum, dedi.

Çocuk:

-Az evvel yemekteydiniz, dedi.

-Evet.

- Siz bir şey yaptınız.

-Ben bir şey mi yaptım? Ne?

-İçki içtiniz.

Mete bir an şaşırdı. Böyle bir şey beklemiyordu. Evet dinlenme tesisi lokantasında bir şeyler yemişlerdi o da yemekte küçük bir kadeh içmişti.

Mete, ağzı laf eden bir adam olmasına rağmen söyleyecek bir şey bulamadı bir an.

-Ne demek istediğini biraz açsan güzel çocuk, dedi

Bir an sessizlik oldu. Çocuk merakını giderecek soruyu sordu.

-Arabayı siz kullanmayacak mısınız?

-Ben kullanacağım da, beni niye buraya çağırdın onu anlamadım ben.

-Ama ben sizi gördüm. İçki içiyordunuz.

Mete konuyu anlar gibi oldu. Çocuk  belli ki biraz problemliydi ona göre. Takıntılıydı. Alkollü araba kullanacağı için kaygılanmıştı Çocuğun başını okşarken:

Mete, çocuğun başını okşayarak onu rahatlatmaya çalıştı:

-Küçük bir kadehçik yavrum, endişelenme sen. Her zamankinden daha dikkatli kullanacağım arabayı, söz.

Mete’ni karısı da kocası ile çocuğun ne konuştuklarını merak ediyordu. Bir an evvel de yola çıkmak istiyordu. Arabanın kapısını açtı, seslendi:

-Haydi Mete, gel artık. Ne konuşup duruyorsunuz böyle. Saat 02.30’du, önlerinde daha beş saatlik bir yol vardı.

Mete, tokalaşmak için elini uzattı:

-Uyarın için teşekkür ederim, dedi. “Senin için söz verdiğim gibi çok dikkatli kullanacağım arabayı. İstersen ailenden müsaade isteyerek telefon numaranı ver Muş’a varınca sana telefon ederim.”

Çocuk tüm sevimliliği ile uzatılan eli öpüp alnına koydu. Çekinerek:

- Bir şey daha diyecektim, dedi.

- Haydi, çabuk o zaman,” dedi Mete. Gülümsedi:” Hanımı kızdırmayalım. Ne demek istediğimi evlenince görürsün.”

Çocuğun gözleri doldu bir an. Mete’nin gözünden kaçmayan bu durum onu da etkiledi. Bu işte bir iş var diye geçirdi içinden. Biraz çabuk ol tavrı ile:

Mete çocuğa göre epeyce uzun boyluydu. Biraz eğildi,

- Hadi dedi. “Seni dinliyorum.”

Çocuk isteğe tane tane konuşarak uzun bir cümle ile cevap verdi:

- Siz çok dikkatli kullanırsınız da, karşınıza çok dikkatli olmayan belki de sizin gibi alkollü biri çıkarsa, size çarparsa, karınıza ya da çocuklarınıza bir şey olursa, o küçük kadehi içmeseydim bu kazaya engel olabilirdim diye şey yapmayacak mısınız?

Mete bir an ürperdi. Korkarak sordu:

-Senin başına böyle bir şey mi geldi?

Çocuk başını öne eğdi.

-Geçen sene bir düğüne gitmiştik biz.  ( işaret parmağını yarısını göstererek) Babam arkadaşlarını kırmamak için azıcık içti. Yolda, kırmızıda durmayan bir kamyon bizi altına aldı. Annem öldü. Kız kardeşim sakat kaldı.

Mete’nin içi acıdı. Çocuğun başını okşadı bir şey söylemeden. Çocuk başını kaldırdı. “ Babamın kazada hatası yoktu ama hep o içkiyi içmeseydim belki kazaya engel olabilirdim diye hep ağlıyor.”

Mete uzun uzun başını salladı. Çocuğun ellerinden tuttu. Onlardan birini sevgi ile öptü. “ Sağ ol” dedi.

                             ***

NOT:  BU ÖYKÜ BURADA BİTİRİLDİ. SİZ, ARZU EDERSENİZ BU ÖYKÜYÜ ( BELKİ DE YENİ KARAKTERLER EKLEYEREK ) GELİŞTİREBİLİR OKUYUCUNUN TAHMİN EDEBİLECEĞİ YA DA SÜPRİZ BİR SONUÇLA BİTİREBİLİRSİNİZ.

 

GÜVEN KAYBI

Demeseydi

Yarın 12.30’dan sonra oradayım bekle beni

Sorun olmayacaktı

Gitmedi, haber de vermedi

Kendisi kaybetti